Kalça Sıkışması Sendromu

Kalça Sıkışması Sendromu

Kalça eklemi hareketi sırasında, fleksiyonda oluşan anormal temas Kalça sıkışması sendromu olarak adlandırılır. Temelde kalça sıkışmasına 2 neden sebep olmaktadır. Bu sebepler kendilerini şiddetli ağrı olarak kendini göstermektedir. Kalça sıkışması sendromu  tedavi  edilmediğinde çok daha büyük problemlere sebebiyet verebilmektedir.

Kalça Sıkışması Sendromu

Kalça Sıkışması Sendromu Nedenleri ve Belirtileri

Kalça Sıkışması Sendromunun iki nedeni vardır. Bunlardan biri uyluk kemiğinin (femur) başındaki şekil bozukluğu nedeniyle sıkışma, ikincisi de leğen kemiği çukuru olan asetabulumdaki sorun nedeniyle sıkışmadır. Kalça Sıkışması Sendromunun belirtisi kalça bölgesinde baş gösteren ağrıdır. Sendromun tedavi edilmemesi durumunda abrum hasarı, kalça ekleminde osteoartrit ve kıkırdak harabiyeti gibi sonuçlar doğabilir.

40 yaşından daha önce ortaya çıkan ve kalça kireçlenmesi (osteoartrit) nedenlerindendir. Özellikle kalçanın ön kısmında çoğunlukla da çömelme hareketi yapıldığında ortaya çıkar. Kalça sıkışması sendromu, ciddi bir yaralanma sonrası ya da uzun süre ağrı yapmayıp bir anda ortaya çıkabilmektedir. Uyluk kemiğinin başındaki şekil bozukluğu nedeniyle oluşan sıkışmaya cam tipi denir. Femur başının normal olmaması durumunda , kalçanın bükülmesine gerek duyan hareketler doğrultusunda femur başı uyluk kemiğine sıkışır. Böylelikle ağrı meydana gelir ve bu durum genç erkeklerde daha çok görülür. Asetabulum olarak adlandırılan leğen kemiği çukurundan kaynaklanan sıkışmaya pincer tipi sıkışma denir.

Tedavi Yöntemi

Hastalığın tanısı yalnızca ağrı var ise konulamaz. Buna ek olarak hastaya bazı tetkikler uygulanmalı ve ona göre hastalar tedavi edilmelidir. Ne yazık ki bazı durumlarda hastalar kalça ekleminde bulunan problemi dizi ile alakalı sanabiliyorlar. Bunun temel sebebi hastaların hissettikleri ağrının başka bir yerinden olabileceğini düşünmemeleridir.  Bu sebeple hastalara MRG kemik emarı ve bilgisayarlı tomografi ile gözlemleme yapılmalıdır. MRG cihazı kemikteki kıkırdak çerçeve de olmak üzere yumuşak doku ve kemik ödemini net bir şekilde ayrıntılı gösterebilmektedir. Bilgisayarlı tomografi ise kemikleri , ayrıntılı üç boyutlu şekilde görüntülenmesini sağlar.

Öncesinde hastaya fizyoterapi uygulaması yapılır. Hastanın kalça çevresindeki kasların esnetilmesi ve güçlendirilmesi adına egzersizler yapılır. Hastalar ağrı olduğu zamanlarda bir süre ağrı kesici kullanabilir. MRG kemik emarı ve bilgisayarlı tomografi kullanılarak hastanın sorunlu bölgesi incelenir. Kıkırdaktaki hasarın giderilmesi için kök hücre ve PRP enjeksiyonu tarzında uygulamalar yapılmaktadır. Fizik tedavi yöntemi hastanın sorununu giderilmesine yardımcı olmayabilir. Bu durumda eklem ameliyatı söz konusu olabilir.  Hastanın geçmişi incelenerek hangi ameliyat yöntemi uygulanacağına karar verilir.

Ameliyat Sonrası Süreç

Hastaların eklemlerinde bulunan problem geçmediği takdirde hastalara kalça protezi ameliyatı işlemi uygulanmaktadır.  Yapılan işlem sonrasında hasta bir çok probleminden kurtulmuş olur. Fakat protezin çıkmaması ve uzun süreli kullanım için hastanın uyması gereken bazı kurallar vardır. Bu kurallara uyulduğu takdirde hastanın protezinde her hangi bir sorun meydana gelmez. Örneğin hasta ameliyat işleminden sonraki ilk 6 hafta boyunca kendisine dikkat etmelidir. Hastalar ilaçlarını zamanında ve eksiksiz olarak almalıdır. Bol bol yürüyüş yapmalı kan dolaşımını hızlandıracak aktivitelerde bulunmalıdır.  Otururken sert ve yüksek zeminlerde oturulmalı.  Tuvalet giderken, merdiven çıkarken destek almalıdır. En çok kalça protezi çıkması ilk 6 haftalık dönemde , hastaların tamamen iyileştikleri düşünmelerinden kaynaklanmaktadır. Hastalar her ne kadar riskiz bir ameliyat geçirmiş olursa olsunlar  protezleri çıkma eylemi gösterebilmektedir.

Yorum Ekle